26 Aralık 2011 Pazartesi

MASUMİYET SÖMÜRÜSÜ

     Ekranlarda veya reklamlarda ürün tanıtılırken bir çok şey kullanılıyor. Çocuklar, yetişkinler, yaşlılar, engelliler derken bu listeyi epey uzatabiliriz. Kişilerin doğal hallerini, samimiyetlerini ürünle bağdaştırmak adına bir çok aktiviteler yapılıyor. Hatta kurumları dahi katabiliriz buna. Markete girdiğinizde gözünüze çarpıyordur eğer bizim ürünümüzden alırsanız TEV e katkıda bulunursunuz evsizleri ev sahibi açları tok ederiz babında çok şey görürüz. Dolayısıyla yardımın şartı ürün satmadadır. Son zamanlarda yayınlanan iki reklam beni bu konuda epey rahatsız etmiş durumda. Bunlardan ilki vodafonun düşler akedemisi ikincisi Eti reklamı. İkiside kurumsal yapılarını ön plana çıkaracak reklamlar oluşturmuşlar. Birisi düşler akademisinde engellilere yaptığı yardımları diğeri Rize de bir köye kurduğu sinemayı gösteriyor. Reklamı izlediğimde aklıma gelen ilk şey demekki bunları bu reklamı oluşturabilmek için yaptıkları yani ne oradaki engellilere bir iyilikleri dokunma peşindeler ne de Köydeki insanlara film izletme. Aslolan masumiyetten nemalanmak. Kişilerin sevinçlerinden üzüntilerinden kendilerine pay çıkarmak. Bizim geleneklerimizde yardımın veya iyiliğin bir ölçütü vardır ya hani 'Sağ elin verdiğini sol el bilmeyecek ' diye. O penceden bakınca riyakar bulduğum iki reklam filmi diyebilirim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder